Kuruluş

Kısa adı ATUD olan Adli Tıp Uzmanları Derneği, 1992 yılında, bir grup adli tıp uzmanı tarafından kurulmuştur.
ATUD'un amacı; adli tıp uzmanları ve asistanları arasında sosyal ve bilimsel dayanışmayı sağlamak, hak ve menfaatlerini korumak, adli tıp alanındaki ulusal ve uluslararası bilimsel çalışma ve araştırmaları izlemek, adli tıp biliminde yüksek bir standart oluşturmak, bu alandaki araştırma ve çalışmaları teşvik etmek, konuyla ilgili bilim adamları arasında bilgi ve görgü alışverişini organize etmek, adli tıp biliminin geliştirilmesi ile ilgili konularda finans desteği sağlamak, bu amaçla her türlü teknolojik donanıma destek vermek, tesis oluşturmak, adli tıpla ilgili konularda adli makamlara yardımcı olmak, kamuoyunu aydınlatmaktır.

Etkinlikler

ATUD, amacı doğrultusunda, sempozyum, eğitim, seminer, uluslararası bilimsel kongreler vb. çalışmalar yapmakta, dernek bülteni ve çeşitli kitaplar yayımlamaktadır.
ATUD ayrıca; Adli Tıp ve Adli Bilimler alanlarında mesleğinde seçkin yer edinmiş, ulusal ve uluslararası bilimsel alanda tanınmış, değerli calışmalarla bilim dünyasına katkı sağlamış, çeşitli bilim alanlarından, bilim insanlarının genel kurulunu oluşturduğu bir "Türkiye Adli Bilimler Akademisi" (TABA) kurulması için çaba sarf etmektedir.

Minnesota Protokolü

//Minnesota Protokolü

Minnesota Protokolü

Birleşmiş Milletler Hukuk Dışı, Keyfi ve Yargısız İnfazların Önlenmesine ve Soruşturulmasına İlişkin El Kılavuzu

21. yüzyıla girdiğimiz bu çağda, halen savaş, işgal, hastalık, açlık, işkence ve diğer insanlık dışı olayların; sistemli ve yoğun bir şekilde sürüyor olması, insan haklarının artık yazılı metinlerden çıkarak insanlığa mal olması için; daha çok ama çok emek ve çaba sarf etmemiz gerektiğini bizlere göstermektedir. İşkence ve benzeri olaylar sonucu ölümlerin, bu yaşlı yerküremizde ve yaşadığımız topraklarda halen var olması “insanlık” adına ne kadar da kaygı ve utanç verici! Birlikte, barış içinde “insan” gibi yaşayabilmemiz için; önce insan haklarına sahip çıkmaktan, insan hakları ihlallerinin önlenmesine dönük çabalar içinde olmaktan başka hiçbir çaremiz yok!

Hiç unutmamak gerekir ki, her toplum en azından birlikte yaşamanın kurallarına uymak; toplumu yönetenler ise, en azından kendi yasalarına saygılı davranmak zorundadır. İşkence ve benzeri muamelelerin, her ne şekilde her kim ve ne adına olursa olsun; savunulması, yok sayılması veya basit, “münferit” bir olay olarak nitelendirilmesi hoş görülemez. İşkence mağduru kişi, en ağır bir suç işlemiş bile olsa, yasaların kişiye öngördüğü cezalar dışında, ikinci bir ceza vermeye kimsenin hakkı olamaz; aksine, yasaların ve bir hukuk düzeni içinde birlikte yaşamanın bir önemi kalmaz.

Doğal olarak, insan hakları ihlalleri; Tıp’ta önemli, özel bir yer tutmaktadır. Hekimler, bir yandan işkence ve benzeri uygulamaların saptanması ve önlenmesinde; öte yandan mağdurların tıbbi amaçlar ile tedavi ve rehabilitasyonda kritik temel bir rol ve sorumluluk taşımaktadır. Adli tıp, işkence ve benzeri şiddetin açığa çıkarılması ve belgelenmesinde en etkili disiplindir; hatta “adli tıp” için, “insan hakları ihlallerinin tıbbidir” desek, abartmış olmayız.

Adli Tıp Uzmanları Derneği (ATUD) Türkiye’de adli tıp uzman ve asistanlarının uzmanlık derneği olarak, 1992 yılında kuruldu. Kurulduğundan itibaren de, hemen her yerde ve her zaman şiddetin ve hak ihlallerinin önlenmesinde aktif tutum sergilendi.

İnsan hakkı ihlallerindeki en uç nokta, ölümle sonuçlanan olgulardır. Minnesota Otopsi Protokolü’nün hazırlandığı 1990’larda, Türkiye’de adli tıp uzmanlarının, bu protokolün varlığından habersiz olarak; işkence, eziyet ve benzeri türdeki ölümlerde daha ayrıntılı incelemeler yapmaya başlanmış olmaları ilginçtir. Minnesota Otopsi Protokolü’nün Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilerek uluslararası bir belgeye dönüşmesi, bu arayışa en somut bir çözüm getirmiş; bilimsel hukuksal dayanağını oluşturmuştur. Böylece, otopsi uygulamalarına ilişkin prosedürlere uluslararası bir standart getirilmiş ve bu gelişme, tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de otopsi kalitesini gözle görülür biçimde artırmıştır. Bu protokolle birlikte, artık işkenceciler eskiden olduğu gibi kayıtsızca suç işlemeye devam edememişlerdir.

İnsan haklan olgularında her hekimin görevi; asla ödün vermeyeceği meslek ilke ve kurallarını uygulamak, bilgi, görgü ve deneyimi çerçevesinde elde ettiği bulguları tarafsız biçimde hukukçuya sunmaktır. Ölümle sonuçlanan olgularda bu görevin yerine getirilmesinde, kılavuzumuz, Minnesota Otopsi Protokolü’dür. ATUD, işkencenin önlenmesinde ve bu protokolün uygulanmasında önemli bir misyon üstlenmiş; bir uzmanlık derneği olmanın da ötesinde çabalar sarf etmiş ve kararlı, etkin bir rol oynamıştır.

Bu protokolün genel olarak uygulanmadaki başarısı ve etkinliği, aynı amaçla canlı olgularda muayene standartların belirlenmesine dönük girişimleri başlatmıştan Minnesota Otopsi Protokolü’nü tamamlayan İstanbul Protokolü yine Birleşmiş Milletler belgesi olarak ortaya çıkmasını sağlamıştan İstanbul Protokolü projesinde ATUD’un, Türk Tabipleri Birliği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı ile birlikte, Türkiye’den üç öncü örgüt arasında yer alması bize gurur vermektedir.

İstanbul Protokolü projesi ile başlayan süreç, daha sonra ülke içinde İstanbul Protokolü’nün eğitimi projeleri de dahil olmak üzere insan hakları ihlalleri ve adli tıbbi ilgilendiren birçok alanda ortak eğitim projeleri olarak devam etmiştir. İşte elinizde bulunan bu Minnesota Protokolü çevirisinin basılıp daha etkin kullanımının sağlanmasında İstanbul Protokolü projesiyle başlayan ve İnsan Hakları eğitimi alanındaki işbirliğinin cesaret verici güzel örneklerinden biridir.

Minnesota Otopsi Protokolü, yalnızca işkence ve benzeri insanlık dışı fiiller sonucu ölümlerde değil; tüm benzer veya şüpheli ölümlerde de başvurulması gereken bir eserdir. Çünkü, uygulamada otopsi öncesinde birçok olgunun gerçek niteliğinin anlaşılması mümkün olmayabilir, bu durumda da ayrıntılı bir otopsi prosedürüne; yani Minnesota Otopsi Protokolü’ne gereksinim duyulmaktadır.

Bu protokol aynı zamanda, adli nitelikli otopsilerin tamamının, muhakkak adli tıp uzmanı veya adli patologlar tarafından ve tam donanımlı otopsi birimlerinde yapılması gerektiğini bizlere açıkça göstermektedir.

ATUD Minnesota Otopsi Protokolü’nün ülkemizde uygulanmasında; başka adli tıp uzmanlarının, konu ile ilgili hekimlerin, hukukçuların eğitiminde üzerine düşen görevleri bundan sonra da yerine getirmeye devam edecektir. Sevgi ve saygılarımla…

1.12.2006 Prof. Sermet Koç

Tıklayınız…
2016-11-22T19:57:06+00:00 Temmuz 3rd, 2006|Mevzuat|