Kuruluş

Kısa adı ATUD olan Adli Tıp Uzmanları Derneği, 1992 yılında, bir grup adli tıp uzmanı tarafından kurulmuştur.
ATUD'un amacı; adli tıp uzmanları ve asistanları arasında sosyal ve bilimsel dayanışmayı sağlamak, hak ve menfaatlerini korumak, adli tıp alanındaki ulusal ve uluslararası bilimsel çalışma ve araştırmaları izlemek, adli tıp biliminde yüksek bir standart oluşturmak, bu alandaki araştırma ve çalışmaları teşvik etmek, konuyla ilgili bilim adamları arasında bilgi ve görgü alışverişini organize etmek, adli tıp biliminin geliştirilmesi ile ilgili konularda finans desteği sağlamak, bu amaçla her türlü teknolojik donanıma destek vermek, tesis oluşturmak, adli tıpla ilgili konularda adli makamlara yardımcı olmak, kamuoyunu aydınlatmaktır.

Etkinlikler

ATUD, amacı doğrultusunda, sempozyum, eğitim, seminer, uluslararası bilimsel kongreler vb. çalışmalar yapmakta, dernek bülteni ve çeşitli kitaplar yayımlamaktadır.
ATUD ayrıca; Adli Tıp ve Adli Bilimler alanlarında mesleğinde seçkin yer edinmiş, ulusal ve uluslararası bilimsel alanda tanınmış, değerli calışmalarla bilim dünyasına katkı sağlamış, çeşitli bilim alanlarından, bilim insanlarının genel kurulunu oluşturduğu bir "Türkiye Adli Bilimler Akademisi" (TABA) kurulması için çaba sarf etmektedir.

Kamuoyuna

Kamuoyuna

Değerli Meslektaşlarımız,

Son iki yıldır TCK 103. maddesinin sürekli değişim geçirmekte olduğunu izlemekteyiz. 28.06.2014 yılında 545 sayılı kanun ile TCK 102 ve 103. maddelerine sarkıntılık kavramı “kazandırıldı”. 2015 yılı  Aralık ayında 103. maddenin 2. fıkrası Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Altı ay geçmeden 103. maddenin 1. fıkrasındaki 15 yaşını “…tamamlamamış” ibaresi kaldırıldı.

Son olarak 17.11.2016 tarihinde, bir grup milletvekili tarafından TBMM’ne verilen ve hükümet tarafından desteklenen bir önerge ile 16.11.2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçlarında, failin mağdurla evlenmesi durumunda “verilen cezaya yönelik olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği” şeklinde bir düzenleme yapılması planlanmaktadır.

Yapılan açıklamada önergenin binlerce mağduriyeti ortadan kaldıracağı belirtilmektedir. Mağduriyet olarak tanımlanan durum, yani 15 yaşından küçük yaşta evlenmiş ve çocuğu olan çiftlerin yasa nedeniyle hapis/ayrılık yaşaması hali, aslında çocukların cinsel istismardan korunamadığının bir göstergesidir. Uluslararası sözleşmelere aykırı ve  bilimsel gerçeklerden tamamen uzak, çocuğun ruhsal, sosyal ve bilişsel gelişimini olumsuz yönde etkileyecek olan bu önerge, çocuk haklarına ve çocuğun yüksek yararına aykırıdır. Yasalaşması halinde çocukların değil istismarcıların korunmasına hizmet edecek olan bu önerge, çocukların tecavüzcüleri ile evlenmek zorunda kalmaları gibi telafisi mümkün olamayan mağduriyetlere neden olacaktır. Bu durum 2005 yılında değiştirilen eski Türk Ceza Kanunu’na dönüş demektir ve haklar bakımından kabul edilemez niteliktedir.   

Çocuklar ile ilgili verilen son önerge dışında, uzun süredir gündemde olan çocuk ve kadınlar ile ilgili planlanan yasal düzenlemeler konusunda sivil toplum örgütlerince yürütülen çalışma ve raporlamalarda derneğimiz aktif olarak yer almaktadır. Adli tıp uzmanları olarak, çocuk istismarının kurumsallaşmasına yol açacak bu önerinin geri çekilmesini talep ediyor, çocukların korunmasını sağlayacak ve yüksek yararını gözetecek yasal düzenlemelerin oluşturulması için çaba harcamaya devam edeceğimizi bildiriyoruz.

Saygılarımızla,

Adli Tıp Uzmanları Derneği Yönetim Kurulu

2016-11-22T21:14:03+00:00 Kasım 22nd, 2016|Duyurular, Genel|