ADLİ TIP BÜLTENİ                   2008;13(1)  THE BULLETIN OF LEGAL MEDICINE

 

 

   

4

Editörden / Editorial

 

(PDF)

   
  ARAŞTIRMALAR / RESEARCH REPORTS
   

5

0-15 Yaş arası Çocukluk Çağı Yanık Olgularının Değerlendirilmesi

 

Evaluation of childhood burns between 0-15 ages

 

Fatih Zor, Harun Tuğcu, Cengiz Han Açıkel, Mustafa Deveci, Salim İskender, Mehmet Toygar, Mustafa   Şengezer

 

Özet Summary

(PDF)

 
   

9

 Miyokard İnfarktüsünde Mast Hücrelerinin Rolü: Otopsi Çalışması

 

 The role of mast cells in the myocardial infarction: An autopsy report

 

Işıl Pakiş, Elif Ülker Akyıldız, Arzu Turan, Ferah Karayel, Gökhan Ersoy, Ziya Kır

 

Özet Summary

(PDF)

 
   

13

İzmir İlinde 2004 Yılında Adli Otopsisi Yapılan Olguların Değerlendirilmesi

  Evaluation of forensic autopsy cases performed in 2004, in İzmir

 

Gülden Çengel, Akça Toprak Ergönen, İsmail Özgür Can, Yonca Sönmez

 

Özet Summary

(PDF)

 

19

Kahramanmaraş’ta 2005-2007 Yıllarında Anal Yoldan Cinsel Saldırı İddiası Bulunan Olguların Değerlendirilmesi

  The analysis of cases under suspicion of anal sexual assault in Kahramanmaraş between 2005 and 2007
  Ramazan Karanfil, Sadık Toprak, Mustafa Arslan

 

Özet Summary

(PDF)

 
   
  OLGU SUNUMU / CASE REPORT

25

Modifiye Edilmemiş Kurusıkı Silah ile Meydana Gelmiş İntihar Orijinli Bir Ölüm Olgusu   

 

A suicidal death case with an unmodified blank cartridge gun

 

Şerafettin Demirci, K Hakan Doğan, Zerrin Erkol, Gürsel Günaydın, İdris Deniz

 

Özet Summary

(PDF)

 
   
  DERLEME / REVIEW

30

Kafa Travmalarında Diffüz Akson Zararı: Tanıda ß-APP’nin Yeri 

  Diffuse axonal damage in head traumas: The role of ß-APP in diagnosis
  Ferah Karayel, Aydın Sav

 

Özet Summary

(PDF)

 
   
40

  Bilimsel Toplantı Duyuruları / Future Events

 

   

(PDF)

 
   
   
   
   
 

ADİ TIP BÜLTENİ    /   ÖZETLER

THE BULLETIN OF LEGAL MEDICINE / ABSTRACTS     -  2008;13(1)
 

 

0-15 YAŞ ARASI ÇOCUKLUK ÇAĞI YANIK OLGULARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Çocukluk çağında en sık görülen yanıklar, sıcak bir obje veya sıcak sıvı ile temas sonucu meydana gelmektedir. Çocuklukçağı yanık olgularında  etiyoloji genellikle kaza olup, ihmale bağlı yanık olguları %6-20  oranında görülmektedir.  İhmale bağlı yanıkların en sık nedeni haşlanma yanıklarıdır. Haşlanma

yanıkları vücudun sıcak sıvıya dalması veya sıcak sıvının vücuda sıçraması ile oluşmaktadır.Bu çalışmada, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yanık Merkezinde, 2002-2006 yılları  arasında yatırılarak tedavi edilen, 0-15 yaş arası, 82 olgunun hasta dosyaları retrospektif olarak incelendi. Olguların yaş, cinsiyet, yanık nedeni, yanık derecesi, yanıkyüzdesi, hastanede yatış  süresi, mortalite ve morbidite özellikleri değerlendirildi.Olguların, %72’sinin haşlanma yanığı, %19’unun alev ve aleve bağlı inhalasyon yanığı,  %5’inin elektrik yanığı ve %4’ünün temas yanığı olduğu saptandı. Olguların vücut yanık yüzde oranının %20.71, mortalite oranının ise %17.1 olduğu tespit edildi.Sözlü olarak ifade etme becerileri  tam gelişmemiş,  küçük yaştaki çocuklarda ihmalin saptanması zordur ve bu  olgular kolaylıkla kaza şeklinde yorumlanabilmektedir.  Yanığın lokalizasyonu, biçimi, yaralanmanın oluş şekli ile yanığın karakteristiği arasındaki ilişki değerlendirilerek, yaralanmanın kaza veya ihmal sonucu meydana gelip gelmediği saptanabilir. Çocuk ihmaline ait kanıtların fark edilmesi ile sağlık personelinin sorumluluğu artmakta ve  olguların adli  makamlara bildiriminin yapılması gerekmektedir.

 Anahtar kelimeler: Çocuk, yanık, ihmal

 

Basa Dön

Evaluation of childhood burns between 0-15 ages

The most common burn causes of childhood are due to contact to a hot subject and scalding. The injury generally results from an incident but in 6-20% of the cases there may be neglect. Burns due to neglect are generally scalding injuries. Between 2002-2006, 82 patients whose ages were between 0-15 years old were treated in  Gulhane  Military Medical Academy Department of Plastic and Reconstructive Surgery and Burn Center. In this study, the patient charts of these 82 patients were retrospectively evaluated. Age, sex, etiology of burn injury, severity of burn injury, hospitalization time mortality and morbidity of the patients were evaluated. Of the patients, 72% had scalding injury, 19% had same injury with inhalation  injury, 5% had electrical injury  and 4% had contact injuries.  The average total body surface area of burn (TBSA) of the patients was 20.71% and the mortality rate was 17.1%.  During childhood period, the detection of the neclegt of the child-sitter or the family is quite difficult. As the patient is not fully able to explain himself, the event is easily misdiagnosed as an accident. The localization and the characteristics of the burn injury will help us to differentiate accident from neglect as an etiology. When an evidence of neglection of children is determined, the judicial responsibility of the health care  personel increases. In such cases the judicial procedures  must be started.

  Key words: Child, burn, neglect

 

Top

 

MİYOKARD İNFARKTÜSÜNDE MAST HÜCRELERİNİN ROLÜ: OTOPSİ ÇALIŞMASI

Mast hücreleri kemik iliğinden köken alan, periferik kanda ve dokularda saptanabilen, proteoglikandan zengin granüller içeren hücrelerdir. Mast hücreleri birçok dokuda olduğu gibi kalpde de infeksiyonlara ve inflamatuar uyarılara degranülasyon ile yanıt verir. Miyokardda infarkt alanının iyileşmesinde mast hücreleri, makrofajlar ile birlikte önemli rol oynar.

Bu çalışmada 2003-2005 yıllarını kapsayan dönemdeki otop­si raporları incelendi ve değişik dönemlerde miyokard infarktüsü saptanan 40 olgu rastgele seçildi. Travmatik nedenlerle ölen ve kardiyak patoloji saptanmayan 10 olgu kontrol grubu olarak çalışmaya alındı. Miyokarda ait kesitler mast hücreleri­ni boyayan konvansiyonel histokimyasal bir yöntem olan Toluidin Blue ile boyandı ve her olguda 50 büyük büyütme ala­nında mast hücreleri sayıldı. İnfarkt alanında saptanan mast hücre sayısı ile infarktın yaşı arasında anlamlı bir ilişki olup ol­madığı araştırıldı.

Olguların değerlendirilmesi sonrası geç granulasyon dokusu ve fibrozis dönemlerinde mast hücre sayısında belirgin artış iz­lendi. Elde edilen bulgular, mast hücrelerinin infarktüs sonrası miyokardda fibröz doku birikimi ve ekstrasellüler matriksin yeniden yapılandırılmasında rol oynadığı görüşünü destekler niteliktedir.

Anahtar kelimeler: Mast hücresi, miyokard infarktüsü, fibrozis, otopsi

 

Basa Dön

The role of mast cells in the myocardial infarction: An autopsy report

Mast cells, which include proteoglycan granules, originate from the bone marrow and are detectable in both peripheral blood and tissues. As in many other tissues, cardiac infarctions and inşammations precipitate mast cell degranulation. Mast cells and macrophages play an important part in the recovery process of mycardial infarction.

In this study, autopsy records from the years 2003- 2005 we­re reviewed 40 cases of myocardial infarction at different stages were selected randomly. 10 cases of trauma with lethal outcome and no detectable cardiac pathology were selected as the control group. Mast cells were stained selectively with Toluidine Blue. The relationship between the number of mast cells and the stage of myocardial infarction was assessed.

There was a significant increase in number of mast cells in cases with transition to late stages of granulation tissue and fibrosis formation. These findings support the view that mast cells might play a role in cases of myocardial infarction in fib­rosis tissue formation and remodeling of the extracellular matrix.

Key words: Mast cells, myocardial infarction, fibrosis, au­topsy

 

Top

 

İZMİR İLİNDE 2004 YILINDA ADLİ OTOPSİSİ YAPILAN OLGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

Adli yönden araştırma konusu olan ölümlerde, ölümün mekanizmasına, ölüm nedenine, ölümde rolü olabilecek etkenlere ışık tutabilecek bulguları araştırmak amacıyla çeşitli incelemeler yapılmaktadır. Bu amaçla bölgemizde yapılan sınırlı sayıdaki çalışmada otopsisi yapılan olguların genelde ölüm nedenleri ve orijinleri yönünden incelendiği gözlenmektedir. Çalışmamızda, otopsileri  yapılan adli olguların; yaş, cinsiyet, olayın gerçekleştiği yer, ölüm nedenleri, ölüm orijinleri ve toksikolojik araştırma sonuçları yönünden incelenmesi amaçlanmıştır. Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi’nde 2004 yılında  adli otopsisi yapılan ve karara bağlanan 1051 otopsi raporu retrospektif olarak taranarak belirlenen parametreler kapsamında incelendi. Bu olguların yaş ortalaması 40,12±19.55  olup, %79.5’i erkektir.  Olguların büyük bölümünde ölüm orijini doğaldı.  Ölüm  nedenleri  sıralandığında, %35,1’inin kardiovasküler sistem hastalıkları, kanserler ve infeksiyöz nedenler, %18,5’inin  mekanik asfiksi,  %17,2’sinin ateşli silah yaralanmaları ve %9,8’inin kesici delici alet yaralan malarına bağlı olduğu  belirlenmiştir.  Doğal  nedenlere  bağlı ölümlerin çocuklarda erişkinlere göre, kadınlarda erkeklere göre ve asfiksilere bağlı ölümlerin de, çocuk ve kadınlarda anlamlı olarak daha fazla olduğu görülmüştür.

  Çalışmamızda elde ettiğimiz bulgular; yaş grupları, cinsiyet, bölge ve mevsim  gibi değişkenlerin olguların ölüm orijinleri, ölüm nedenleri ve intoksikasyon durumunu etkilediğini ortaya koymuştur.

  Anahtar kelimeler: Adli otopsi, ölüm nedeni, ölüm orijini

Basa Dön

Evaluation of forensic autopsy cases performed in 2004, in İzmir

Various investigations were aimed to highlight the findings related to the cause, manner and mechanism of deaths for medicolegal purposes. A few and limited studies were performed related to this issues in our region.  In our study, we aimed to research medicolegal deaths with regard to age, gender, place of death, manner and cause of death  and toxicological investigations. Autopsy reports of 1051 cases were evaluated according to determined parameters retrospectively at Council of Forensic Medicine, İzmir Group Chairmanship Morgue Branchin the year 2004.  The mean age was 40.12±19.55 and 79.5 % of the cases were male. In the majority of the cases the manner of death was found natural. Cardiovascular system disease, cancer and infections were the leading cause of death (35.1%), other cause of death  were listed as follows; 18.5 mechanic asphyxia, 17.2% firearm wounds, 9.8% stab wounds.  Natural deaths in children and women were significantly higher than in adults and men in

order. Most of the asphyxial deaths occurred among children and women.

  In conclusion, our findings showed age groups, gender, region and seasons could affect the manner and cause of deaths and also intoxications.

  Key words: Medicolegal autopsy, cause of death, manner of death

Top

 

KAHRAMANMARAŞ’TA 2005-2007 YILLARINDA ANAL YOLDAN CİNSEL SALDIRI İDDİASI BULUNAN OLGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Cinsel saldırı olgularının çoğunluğu kadınlar olmakla birlikte erkeklere karşı yapılan cinsel saldırılar da sık görülmektedir. Çocuk cinsel istismarı olgularında özellikle erkek çocuklar saldırının hedefi  olabilmektedir. Ayrıca her iki cinsiyette anal bölge cinsel saldırı hedefi olarak seçilebilmektedir.

  Çalışmada; anal yoldan cinsel saldırı iddiası bulunan olguların demografik özelliklerinin ortaya konulması ve olgularda tespit edilen lezyonların literatür eşliğinde tartışılması amaçlandı. Ocak 2005 ve Aralık 2007 tarihleri arasında Kahramanmaraş bölgesinde meydana gelen ve tarafımızdan muayene edilen anal yoldan cinsel saldırı iddiası bulunan olgularla yüz yüze görüşülerek anket formu dolduruldu. Muayene bulguları ile birlikte olgular değerlendirildi. Belirtilen süre içinde muayene edilen 124 cinsel saldırı olgusunun 101 (%81,5)’inin kadın, 23 (%18,5)’ünün erkek olduğu saptandı. Anal yoldan saldırı iddiası bulunan 36 olgunun%33,3’ünün erkek, %66,7’sinin kadın olduğu, %44,4’ünde anal saldırının tıbbi bulguları, %25’inde fiziksel travma tespit edildi. 12 yaş altındaki 11 mağdurdan 8’inin erkek çocuk olduğu, 12 yaş üstündekilerde kadın mağdurların daha fazla olduğu görüldü. Cinsel saldırı sanıklarının %94.4’ünün tanıdık çevre ve birinci derece akraba olduğunu tespit edildi. Olguların %44,5’inin olaydan sonraki ilk üç gün içinde muayene edildiği, olay yerinin en sık %27,8 ile mağdur tarafından bilinmeyen bir ev  olduğu saptandı.

  Bu çalışma,  mağduriyetlerin azalması ve hukuki  işlemlerin sağlıklı yürütülebilmesi için cinsel saldırıya maruz kaldığı iddiası bulunan olguların en kısa sürede adli tıp uzmanının bulunduğu merkeze naklinin sağlanarak muayene ve değerlendirmenin yapılması gerektiğini gösterdi.

  Anahtar kelimeler: Cinsel saldırı, anüs, penetrasyon

Basa Dön

Basa Don

The analysis of cases under suspicion of anal sexual assault in Kahramanmaras between 2005 and 2007

  Even though the majority of sexual assault victims are women, such assaults against men are also seen. In cases concerning children, male subjects can particularly be the target of sexual assault. Besides, anal region can be chosen as the target for sexual assault. The aim of this study  is that showing of demographics of anal sexual assault cases and discussion of physical signs under the light of literature.  The cases under suspicion of anal sexual assault and examined in our clinic between January 2005  and December 2007 Kahramanmaras region were included into  the  study  and  a form was filled in a face to face meeting.  Cases were analysed with their examination findings. 101 (81,5 %) female and 23 (18,5 %) male cases, total 124 cases, were examined at this period.  Among these cases, 36 cases were under suspicion of anal sexual assault and 33.3 % of them were male and  66.7 % of them were female, also there were physical signs in 44.4 % of cases.  Cases under 12 years  of age were mostly male (8 out of 11 cases). However, cases older than 12 years age were mostly female. Perpetrators were from the same environment or close family members in 94.4 % of cases. Examination were done in first three days. The most common place was a house that was unknown by victims  in 27.8 % of cases. The study demonstrated,  in order to help victims  and get better judicial  service, sexual assault victims should be examined by a forensic medicine specialists as soon as possible.

Key words: Sexual assault, anus, penetration

 

Top

 

MODİFİYE EDİLMEMİŞ KURUSIKI SİLAH İLE MEYDANA GELMİŞ İNTİHAR ORİJİNLİ BİR ÖLÜM OLGUSU

Kurusıkı silahlar genellikle zararsız kabul edilen, üretimi, kullanımı ve satışı 5729 sayılı yasa ile düzenlenen, satın alınması ve elde edilmesi nispeten kolay olan silahlardır. Yazıda kurusıkı silah ile intihar orijinli baş bölgesinden yaralanma sonucu ölen 31 yaşında bir erkek olgu sunuldu. Otopside, sağ temporal bölgede bitişik atış bulguları gösteren ateşli silah yarası, sağ temporal kemiğin skuamöz parçasında kırıklar, epidural ve subaraknoidal kanama, sağ temporal lobta kontüzyon tespit edildi. Kişinin ölümünün kurusıkı silah fişeğinin gaz basıncı etkisiyle meydana gelen beyin doku hasarı ve kafa içi kanama neticesinde meydana geldiği sonucuna varıldı. Olguda da görüldüğü üzere kurusıkı silahlar, bitişik ya da bitişiğe yakın mesafeden gerçekleştirilen atışlarda ölümcül yaralar oluşturabilmektedir. Dolayısıyla bu silahların namluları gaz çıkışını engelleyecek şekilde yeniden dizayn edilmelidir.

  Anahtar kelimeler: Kurusıkı silah, ölüm, adli tıp

 

 Basa Dön

A suicidal death case with an unmodified blank cartridge gun

Blank cartridge guns are weapons that are generally considered harmless, the use  and sale of them are regulated with the law 5729 and relatively easy to buy/obtain them. In this paper, a 31-year-old male case whose death was due to a suicide originated injury from head with a blank cartridge gun is presented. The autopsy revealed a firearm wound demonstrating symptoms of contact shooting on the right temporal region, fractures in the squamous part of the right tem
poral bone, epidural and subarachnoidal hemorrhages and contusion in the right temporal lobe.

  As seen in our case, lethal injuries can be inşicted from contact or near-contact distance shootings by blank cartridge guns.Therefore, the barrels of these guns have to be redesigned to

prevent gas exit from the muzzle.

  Key words: Blank cartridge guns, death, forensic medicine

 

Top

 

KAFA TRAVMALARINDA DİFFÜZ AKSON ZARARI, TANIDA ß-APP’NİN YERİ

Farklı derecelerde kafa travması geçirmiş olan kişilerde ölümün ya da uzamış nörolojik defisitlerin en önemli nedenlerinden biri diffüz akson zararıdır (DAZ). Otopsi olgularında DAZ’ın tanısı beynin uygun bölgelerinden alınacak örneklerde Hematoksilen Eozin ile boyanmış kesitlerin mikroskopik incelenmesi ile mümkündür. Ancak, posttravmatik dönemde çok kısa süre yaşamış olan olgularda zararın morfolojik bulguları tam oluşmadığından bu olgularda DAZ’ın  tanınması zordur. ß-APP bu tür olgularda DAZ’ın tanınabilmesinde önemli rol oynamaktadır. Canlı iken gerçekleşmiş olan zararı yansıtması, sadece zarar görmüş aksonları işaretlemesi ve postmortem intervalden etkilenmemesi en önemli üstünlükleridir.  Çalışmanın amacı, DAZ’ın oluş mekanizması ile morfolojik bulgularını gözden geçirmek, kafa travması geçirmiş  olguların değerlendirilmesinde ß-APP’nin rolü ve önemini vurgulamaktır.

  Anahtar kelimeler: Travma, beyin, diffüz akson zararı, ß-APP

 

Basa Dön

 

Diffuse axonal damage in head traumas: The role of ß-APP in diagnosis

One of the most significant reasons of death or extended neurological deficits in the persons suffering head trauma of differing levels is the diffuse axonal damage (DAD). In autopsy cases, DAD diagnosis could be possible on the samples to be taken from suitable parts of the brain, by microscopic examination of the sections stained with Hematoxyline Eosin. But, in the posttraumatic period, in the cases who lived for a very
short time, since the morphological findings of the damage has not fully formed, it is difficult to diagnose DAD. ß-APP plays an important role in such cases for diagnosing DAD. Its most evident superiorities are its reşection of the loss which took place while alive, it marks only damaged axons and it is not influenced by the postmortem interval. The aim of this study is to review the morphological findings associated with mechanism of development of DAD, to stress the importance and role of ß-APP in the evaluation of the cases with a history of head trauma.

  Key words: Trauma, brain, diffuse axonal damage, ß-APP

 

Top